Sosyal Çıkarımlarımla Varım Çünkü Sosyal Çıkarımım
İnsanlar kendilerini çok önemli sanıyorlar ki bu literatürde ergenlik diye geçer. Halk arasında bir düşünce vardır (daha sonra proleteryadan burjuvaziye de sıçramıştır bu elektron sıçramaları, ya da tam tersi.) ki o da bazılarının bu pis ve sancılı ergenlikten kurtulduğudur. Rivayet olunur ki bu bilgi sadece istihareye yatan çok okumuş veya muadili kadar çok gezmiş abdal olmayanlara malum olurmuş.
Bizler ise hiçbir dizenin başına gelmeyeceği üzere yapayalnız ölerek bu laneti gelecek nesillere (ki bu da literatüre taze kan olarak geçmiştir) aktarırız. Bildiğiniz gibi bu bizlerden çok tanrıların kararıdır. Tanrılar kurban istiyor. Usüllere uygun kesim biçimi ise elbette tahmin edileceği üzere (Aslında tahmine gerek bile yok sadece mağaranın ağzında durması yeterli gölgesinden ne olduğunu anlarsınız.) bu lanet derler eski destanlarda.
Kimselerin duymadığı ve bilmediği (aslında mümkün mertebe saklanmış desek daha doğru olur.) destanlar günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşler. Belki parazitler gibi sefalet ve rezalet içinde ya da asil ruhların ölümsüzlüğü tatması gibi hayaletleriyle sürdürmüşlerdir var olmamış varlıklarını yüzyıllar arasında fısıltıyla oynanan kulaktan kulağa gibi. (Bu bilgi günümüzde bile hala bilinmemektedir.) En açık şey olmasına rağmen (Hatta biraz seçik bile olabilir bu konuda herhangi bir görüş birliğine açıkçası ben pek varamadım.) çağlardır önümüze sürülen mikrodalga bir giz.
Kimseler inanmasa bile sistematik bir lanet üstümüzdeki bildiğim tüm tanrılara bahşedilmiş, bizlere ve dimağlarımıza da sunulmuş bu mayhoş ve nahoş bir o kadar da şahane tadından.
Önemli olan niyet mi yoksa çok daha farklı şeyler mi aramalıyız bu oyunun hesabını kitabını karıştırdığım bilmem kaçıncı perdesinde?